Ey çalgıcı,<br />şu gazeli oku:<br />Ben sevgiliden geçtim, de.<br />Gülden, dikenden geçtim,<br />tövbe ettim, de.<br />Bir gün sarhoştum,<br />bir gün şöyle böyle.<br />İkisinden de yudum elimi.<br />Baktım na buraya kadar tövbenin içindeyim,<br />dedim tövbelerime tövbe.<br />Bu köyün şarapçısı hani nerede?<br />Çabuk şu şağrağı doldursun.<br />Ar da neymiş,<br />namus da ne?<br />Körkütük olmuşum, körkütük işte,<br />sıcağa, soğuğa tövbe etmişim,<br />yaşa, kuruya tövbe.<br />Gel çalgıcı, gel,<br />ben yolumdan çıkmışım bikere.<br />Sen bilirsin yolunu,<br />al çalgıyı, vur tele.<br />Gönlüm benim paramparça.<br />Bir çare derdime, bir çare.<br />Göster kendini, çık ortaya,<br />gecemizi aydınlat.<br />Çok karanlık, çok.<br />-Mevlânâ Celaleddin Rumî-